HATEGKATI KOSTA’YI SAYGIYLA ANIYORUZ
HATEGKATI KOSTA’YI SAYGIYLA ANIYORUZ
5 Ekim 1859'da, Kuzey Osetya'da Nar adlı bir Oset köyünde doğdu. Kosta, köy okulunu bitirdikten sonra 1871 yılında Stavropol Gimnazyumu'na girdi.
Burada okuduğu üç yıldan başlayarak edebiyat, tiyatro ve resme merak sardı. İlk şiirlerini de Osetçe ve Rusça olarak bu yıllarda yazmaya başladı. 1881'de Rusya'nın başkenti Petersburg'a giderek resim akademisine girdi.
Akademiyi bırakmak zorunda kalan ve 1885 baharında Kuzey Kafkasya'ya dönen Kosta Vladikavkaz'a yerleşerek 1891'e kadar orada yaşadı ve çalıştı. Yazıları ve çalışmalarıyla, Çarlığın baskıları altında ezilen halkına; yalnız Osetlere değil bütün Kafkasya halkına sesleniyordu.
Kosta'nın halk üzerindeki etkisi ve eylemleri Çarlık yöneticilerinin gözünden kaçmamıştı. Bu yüzden 1889 yılında Terek ilinden çıkarılarak dağlık Karaçay bölgesine sürüldü. 1893 yılında ise Stavropol'e gönderildi. Burada "Severnıy Kavkaz" (Kuzey Kafkasya) adıyla bir gazete yayımlanıyordu. 1893-1897 yılları arasında burada birçok şiiri ve halkçı yazıları yayımlandı.
Kosta'nın Kafkas halkları üzerindeki manevi nüfuzundan korkan Çarlık yönetimi onu 1899 yılı mayısında bu sefer de Rusya'nın Herson şehrine sürgüne gönderdi. Bir müddet sonra ise hastalığı nedeniyle, anayurdu Osetya'ya girmemek şartıyla Terek ilinde yaşamasına izin verdiler. 1902 yılında Vladikavkaz'a dönme olanağı bulabildi. Fakat sürgünlerde tüm sağlığını yitirmiş ve verem hastalığına yakalanmıştı. Kafkasya'nın bu gerçek evladı 1 Nisan 1906 günü yaşamını yitirdi. Cenazesi Vladikavkaz'a götürüldü. Öylesine halka mal olmuştu ki mezarının başında Kuzey Kafkasya'nın belki bütün dillerinde onu öven ve yücelten konuşmalar yapıldı. Ölüm haberi yalnız Kuzey Kafkasya'da değil, bütün Rusya'da da yankı uyandırdı.
Kosta’nın en güzel şiirlerini içeren "İron Fandır" 1889'da Vladikavkaz'da basıldığı zaman Çarlık yönetimi onun halkına seslenişlerini içeren "Dodoy", "Asker" vb. en güzel şiirlerini kitaptan çıkarttırmıştı. Fakat onlar ve diğer şiirleri birer şarkı gibi köyden köye gezerek Oset halkının dilinde ve gönlünde bugüne kadar yaşadılar ve anonimleştiler. Ünlü Sovyet yazarı Fadeyev'in dediği gibi "Küçük Oset halkının bu evladının adı, bugün dünyanın en büyük insanları arasında anılmaktadır".
HASRET (DODOY)
Hasretlik çekesiniz, doğduğum dağlar,
Görseydim keşke kara küllerinizi!
Sel götürsün, meclisteki erkekler,
Biriniz kıpırdasın bir yerden erkek gibi!
Birinizin yüreği inleyerek titresin,
Birinin içine sızsın insanlık acısı,
Halkın kızgınlığından biriniz ızdırap çeksin,
Birinizde gözüksün bir damla gözyaşı…
Sağlam zincirlerle uzuvlarımızı bağladılar,
Nurlu Kutsal yerlerimizle alay ediyorlar,
Ölülerimizi bırakmıyor, dağlarımızı aldılar,
Büyük, küçük hepimizi çalı çırpıyla dövüyorlar…
Birer birer dağıldık, bıraktık vatanı da,
Sürüyü ancak böyle dağıtır vahşi hayvan bile,
Çobanımız, arkamızdan, kıpırda-hele, kıpırda,
Birlikteliğimiz için topla bizi, temenniyle!
Oh ha-hey! Düşman bizi uçurum kenarına itiyor,
Onurlu yaşam özlerken, rezilce ölüyoruz…
Milletin itidalinden kayalar da patlıyor,
Hey, haydi, biri! tamamen yok oluyoruz.
Şiir çevirisi: Mamşıratı İrme
Kaynak: Kuzey Kafkasya Kültür Dergisi, Sayı:64-65
JEREZ DE LA FRONTERA’DA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK TEMALI ERASMUS+ DENEYİMİMİZ
Ankara Çerkes Derneği sayesinde dört kişilik ekibimizle birlikte, 9–17 Mart 2026 tarihleri arasında İspanya’nın Jerez de la Frontera şehrinde gerçekleştirilen sürdürülebilirlik temalı bir Erasmus+ gençlik değişimi projesine katılma fırsatı bulduk.
GENÇLİK KOMİSYONU VOLEYBOL TURNUVAMIZ SONA ERDİ !
Nisan ayı boyunca devam eden Voleybol Turnuvası, oynanan final maçlarıyla başarıyla tamamlandı.
2026 AÇD GENÇLİK VOLEYBOL TURNUVASI TAMAMLANDI
2026 AÇD Gençlik Voleybol Turnuvası’nı büyük bir heyecan, coşku ve güzel anılarla tamamladık!
TARİHİ HAKİKATLER VE KÜRESEL ADALET ARAYIŞI: SÖMÜRGE SUÇLARI KONFERANSI 2026
27-28 Nisan tarihlerinde OSTİM Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Sömürge Suçları Konferansı bünyesinde, sömürgeciliğin farklı coğrafyalarda bıraktığı kalıcı izler ve tarihsel sonuçlar derinlemesine ele alındı.
KAFKASYA'NIN KADİM RUHU RAGON BAL TÜRKİYE'YE GELİYOR
Kuzey Kafkasya coğrafyasının mistik tınılarını ve mitolojik hikâyelerini modern ama ruhu olan sahnelerle buluşturan grup, Türkiye’deki müzikseverleri epik bir yolculuğa davet ediyor.