Sonraki

Önceki

Sayın Yusuf Ziya Yılmaz'a ve Kamuoyuna


Sayın Yusuf Ziya Yılmaz'a ve Kamuoyuna

Sayın Yusuf Ziya Yılmaz,

 

İnternet sitelerinde İHA’ya vermiş olduğunuz mülakatla ilgili haberi okumuş bulunuyoruz. İlgili haberde sizin de daha sonra tekzip etmediğiniz, 2014 Soçi Kış olimpiyatları ve Çerkeslerle ilgili bazı sözel tasarruflarınız olduğunu gördük. Kendi kültürel kökeninize yaptığınız vurguyu ve Samsun’da Çerkeslerin yapmış olduğu organizasyonlara şimdiye kadar vermiş olduğunuz desteği saygıyla karşılıyor olmamıza rağmen söz konusu haberde yayınlanan ifadelerinizde kimi tarihi ve siyasi yanlışlar olduğunu ve bu anlamda kamuoyunu yanlış bilgilendirdiğinizi ifade etmek durumundayız.

 

İlk olarak Çerkesler sizin ifadenizde olduğu gibi Çarlık Rusyasının sınırlarını genişletmesi sonucu göç etmemişlerdir. Aksine 100 yıldan uzun süren kanlı bir savaşın sonucu olarak Çarlık Rusyası tarafından kendilerine soykırım yapılmış ve hayatta kalabilenler bu soykırımın bir parçası olarak kendi anayurtlarından sürülmüşlerdir. Çerkeslerden kendi anavatanlarında tutunabilenlerin sayısının o günkü nüfuslarının sadece %10’u civarında olduğu düşünüldüğünde durumun vahameti daha net anlaşılabilecektir. Bu sürecin sonunda yüzbinlerce Çerkes katledilmiş, yüzbinlercesi de yine pek çoğunun ölümüyle sonuçlanan bir sürgüne gönderilmiştir. Sizin de ifade ettiğiniz gibi tarihin geçmişi yargılama ve cezalandırma gibi bir amacı yoktur fakat tarihin bize sunduğu bilgiler ışığında tüm bu olayların sorumlusu olan Rus Çarlığının mirasçışı konumundaki Rusya Federasyonun bu konudaki yükümlülüklerini hatırlatmak sadece Çerkeslerin değil zulme karşı olan, haklıdan yana olan herkesin sorumluluğudur.

 

21 Mayıslarda Çerkesler tarafından düzenlenen etkinliklerde amaç tarihi yargılamak ya da günümüzdeki bir devleti cezalandırmak değil, bir adalet arayışıdır. Çerkesler adına adalet istemek bir cezalandırma arayışı olarak nitelendirilemez. Ayrıca, söz konusu etkinlikler sadece tarihi kaygılarla değil, Rusya’nın bugün Çerkeslere yönelik olarak uyguladığı politikalara da atfen yapılmaktadır. Soçi’de tarihi süreçte yaşananlarla 2014 kış olimpiyatları arasındaki doğrudan bağlantıyı biz kurmuyoruz. Böyle bir bağlantı zaten vardır çünkü Soçi’nin şu anda sürgünde yaşayan bir halkı vardır. Rusya ise Çerkeslere soykırım yapıldığını ve anavatanlarından sürüldüklerini kabul etmemekte, dostluk geliştirme fırsatı olarak nitelendirdiğiniz 2014 kış olimpiyatlarını ise “Rus misafirperverliğinin bir göstergesi” olarak organize etmekte ve bunu yaparken Çerkesleri Ruslar tarafından ehlileştirilmiş barbarlar olarak tanıtmaktadır. Bunun bir dostluk arayışı olmadığı birce açıktır.

 

Söz konusu haklarımız ise sadece tarihi süreçte mahrum kaldıklarımız değil, aynı zamanda bugün Rusya Federasyonunu oluşturan üç ‘egemen’ cumhuriyette yaşayan bir halk olarak sahip olduğumuz haklardır. Rusya bu konuda tarihi sorumluluklarını yerine getirmediği gibi, bugün bu devletler dolayısıyla sahip olduğumuz haklarımızı dahi vermemekte ısrar etmekte, mevcut haklarımızı da merkezileşme kaygılarıyla ve otoriter bir yönetim anlayışıyla kırpmaktadır. Bu anlamda bizim siyasetimiz bir tepki siyaseti değil bir hak ve adalet arayışıdır.

 

Dolayısıyla, sizin hayalini kurduğunuz ‘hayatın konforları’ adına biz Çerkesler haklarımızdan ve adalet arayışımızdan vazgeçmek niyetinde değiliz. Soçi olimpiyatlarına da bu pencereden bakıyoruz. Olimpiyatların artık uluslararası dostluğu hedefleyen bir spor organizasyonu olmadığı bütün dünyada pek çok farklı çevrelerce malumdur. Olimpiyatlar Rusya için de masum bir spor organizasyonu değil, dünyanın en pahalı olimpiyatları unvanını henüz harcamalar bitmeden kazanmış bir ekono-politik reklam organizasyondur. Yani olimpiyat artık sadece olimpiyat değildir.

 

Saygılarımızla

Ankara Çerkes Derneği Yönetim Kurulu

10141 kişi görüntüledi. Yazıcı Sürümü
İçeriği Paylaş: