Sonraki

Önceki

KAMUOYUNA DUYURU


KAMUOYUNA DUYURU

Derneğimizin eski Yönetim Kurulu üyesi ve KAFFED eski Genel Başkan Yardımcısı sayın Hasan Seymen’in, Genel Başkan Yardımcısı olarak yürüttüğü partisindeki görevinden istifa ettiğini öğrenmiş bulunuyoruz.

Sayın Seymen, 2011-2013 yılları arasında Kafkas Dernekleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde yeni anayasa süreci ile ilgili toplumumuzun yeni anayasadan beklentileri konusunda çalışmalar gerçekleştiren federasyonumuz adına açıklamalarda bulunmuştur. 2011 yılında gerçekleştirmiş olduğu bu açıklamalar sebebiyle de üyesi olduğu parti içinde ciddi bir karalama kampanyasına maruz kalmış ve çeşitli çevreler tarafından bu açıklamaları sebebiyle istifaya davet edilmiştir. Bu süreçte sayın Hasan Seymen üzerinden de Çerkes toplumuna yönelik ağır ifadelerde bulunulmuş, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyecek şekilde nefret ve ayrımcılık içeren sözler hakaret boyutuna ulaşmıştır. Toplumumuza yönelik nefret ve ayrımcılık içeren bu tutumu şiddetle kınıyoruz.

Yaşadığımız ülkenin kurucu unsurlarından biri olan Çerkeslerin asimilasyona uğratıldığı yadsınamaz bir gerçektir. Özellikle Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren çeşitli dönemlerde uygulanan bu politikalar sebebiyle dünyada en çok Çerkes nüfusuna sahip Türkiye’de şu anda anadilimiz yok olmaya yüz tutmuştur. Maruz kalınan bu asimilasyon politikaları sebebiyle de yeni anayasa çalışmaları sırasında Kafkas Dernekleri Federasyonu ve üye derneklerimiz çeşitli dönemlerde uygulanan bu politikaların bir daha uygulanmaması, yaşanılan acıların bir daha yaşanmaması ve daha demokratik bir ülke adına anayasa çalışmalarına aktif olarak katılmış, demokratik ve barışçıl bir şekilde görüşlerini dile getirmiştir. 2011 yılında federasyonumuz tarafından dile getirilen bu taleplerin bugün de geçerliliğini korumakta olduğunu ve arkasında durulması gerektiğini düşünüyoruz.

Bunun yanı sıra aktif siyaset içinde rol alan Çerkes hemşehrilerimize olduğu gibi sayın Hasan Seymen'in de parti içindeki faaliyetlerine ve siyasi tercihlerine saygı duymaktayız. Ancak parti içi çekişmeler ve tartışmalar sonucunda yapmış olduğu, kurumlarımızda görev aldığı süreçteki görüşlerinin aksine ‘’Hakimlerin hakimi tarafından Çerkeslere de Türk Milleti adının verildiği’’ gibi açıklamalarını da son derecede talihsiz buluyoruz.

Yaklaşık 150 yıldır diasporada varlık mücadelesi veren Çerkesler, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması ve yaşatılmasındaki aktif rolünü kimseye ispatlamak zorunda değildir. Bazı siyasi amaçlar gözetilerek Çerkesleri ve Türkiye’deki diğer etnik grupları “Türk” adı altında eritmeye çalışmak yıllarca eleştirdiğimiz asimilasyoncu söylemle örtüşmektedir. Çerkeslerin bu ülkenin bölünmez bütünlüğüne kastetmeyeceği ve bunu koruyacağı akıl ve vicdan sahibi tüm çevrelerin zaten bildiği bir husustur.

Çerkesleri yok sayan bu yaklaşımlar karşısında, kendini bu ülkenin yegane sahibi olarak değerlendiren grupların diliyle cevap vermenin Çerkeslerin varlık ve kimlik mücadelesini yıllardır devam ettiren Çerkes Stk'ları ve Çerkes toplumu için de hayal kırıklığı yarattığını belirtmek isteriz. Bu gerçeği yıllardır Çerkes toplumunda yer edinmiş ve Çerkeslerin demokratik mücadelesine destek vermiş sayın Hasan Seymen’in de bildiğini düşünüyor, içinde bulunduğu siyasi çevrenin farklılıklara tahammülsüzlüğünü kendisinin de bu süreçte müşahede etmiş olacağını umuyoruz.

Bizler, 2011 yılında federasyonumuz tarafından dile getirilen demokratik taleplerimizi içeren sözlerin bugün de arkasındayız. Türkiye Cumhuriyeti’nin eşit yurttaşlık ilkesi çerçevesinde Çerkesler’in kendi kimlikleriyle barış ve huzur içinde var olması adına tüm çalışmalarımızı da bu felsefeye sadık kalarak aynı çizgide devam ettireceğimizi kamuoyuna beyan eder, saygılarımızı sunarız.

Ankara Çerkes Derneği Yönetim Kurulu

605 kişi görüntüledi. Yazıcı Sürümü
İçeriği Paylaş: